AĞLAMA FİLİSTİN ! KUDÜS BUGÜN TÜM DÜNYADAKİ İNSANLIĞIN BAŞKENTİ

H. Çiğdem Yorgancıoğlu

H. Çiğdem Yorgancıoğlu

E-Posta :

 Hatırlarsak ABD Başkanı Donald Trump, göreve başladığı ilk haftada selefi Barack Obama tarafından imzalanan Trans-Pasifik Ortaklığı'ndan (TTP) çıkılmasını onaylayan karara imza atmış, kararnameyi imzalamasının ardından, "Amerikalı işçiler açısından önemli olanı yaptıklarını” söylemiş ve  böylelikle seçim kampanyası sırasında verdiği sözü tutmuş olmuştu. Dünya ekonomisinin yüzde 40'ını oluşturan ülkelerin imzaladığı bu anlaşma ile Pasifik bölgesinde Çin'in artan ekonomik etkilerine karşı konulması hedefleniyordu. Anlaşma henüz yürürlüğe girmemişti.   

Aynı gün  görevine resmen başlamasının akabinde ABD Başkanı Trump izleyeceği yeni Ortadoğu politikasının ilk işaretlerini vermis  İsrail Başbakanı Netanyahu ile bir telefon görüşmesi yapıp, İsrail yönetimine sınırsız desteğini tekrarladı.  
Yine Hatırlayacak olursak  Trump daha  seçim kampanyasında  seçim vaatleri özelinde  Kudüs'ü başkent olarak tanıyacağını açıklamış, ABD Büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıyacağını duyurmuştu 
ve geçtiğimiz Aralık 2017'de Beyaz Saray'da yapılan bir konuşmasında, tartışmalı Kudüs El Kuds kentini İsrail'in başkenti- city of Jerusalem al-Quds as Israel's capital olarak resmen ilan etmişti.  Donald Trump’ın bu açıklamalarının akabinde  Türkiye’de ve tüm dünyada büyük bir tepki toplamış, Filistin halkı alınan bu karara şiddetle tepki göstermiş gelişmelerin ardından da Hamas Lideri İsmail Haniye, İsrail’e karşı intifada çağrısı yapmıştı.
 
Daha  İsrail-Gazze sınırında Nisan ayında  ‘Toprak Günü’ nedeniyle yapılan on binlerce Filistinli’nin hali hazırda  İsrail içinde kalan bölgelere mültecilerin ve onların akrabalarının dönüş hakkı için ‘Büyük Geri Dönüş Yürüyüşü’ adlı bir kitlesel protesto eyleminde 15 Filistinli’nin İsrail askerlerince eylemcilere gerçek mermi, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi ile yanıt vererek öldürülmesi konusunda, İsrail’in  soruşturma yapılması çağrılarını reddetmesinin üzeriden bir ay geçti.
 
12 Mayıs’ta (2018) yapacağı açıklamayı bir kaç gün daha öne çekerek İran ile P5+1 (ABD, Çin, Rusya, Fransa, İngiltere ve Almanya) arasında imzalanan ve kendisinin utanç vericidir, tek taraflı korkunç bir anlaşma olarak nitelediği Nükleer Anlaşma’dan  biir başka deyişle İran nükleer programına ilişkin Kapsamlı Eylem Planı’ndan (JCPOA) çıktığını ve  2015'te askıya alınan İran ekonomik yaptırımlarının en güçlü şekilde yeniden hayata geçirileceğini Beyaz Saray'da düzenlediği basın açıklamasıyla  Uluslararası hukukun açık bir şekilde ihlaliyle Orta Doğu’yu iyiden iyiye karıştırma gayretindeki  ABD Başkanı Donald Trump’ı bu hamleleri bir türlü hız kesmezken bu sırada Mayıs’ın ilk haftası anaakım medyaya düşen haberler İsrail ordusu, Suriye'deki İran güçlerinin ‘sıra dışı aktivitesini' tespit ettiklerini, bu nedenle Golan Tepeleri'ndeki hava savunma sistemlerini hazır duruma getirdiklerini ve bomba sığınaklarının açılması emrini verdiklerini duyuruyordu. Açıklamada, "Suriye'deki İran güçlerinin sıra dışı aktivitesini tespit ederek İsrail Savunma Ordusu, yerel yönetimlere Golan Tepeleri'ndeki bomba sığınaklarını açma ve kullanma emrini verdi" ifadeleri gecmekteydi. 
İsrail ordusu, "Ayrıca savunma sistemleri hazır duruma getirildi. İsrail Savunma Ordusu güçleri saldırıya karşı alarma geçti" diye ekledi. İsrail ordusu, Suriye'den saldırılara karşı alarma geçirildi. Ülkedeki hava savunma sistemleri hazır duruma getirildi. 
Golan Tepeleri'nde bomba sığınakları açıldı. 
Uluslararası hukukun alenen ihlal eden Trump, İran rejimi uzun yıllardır kaos ve terörü finanse etmiş bunun için kendi halkının zenginliğini kullanmıştır. İran'ın nükleer programını bu çürümüş anlaşmayla engelleyemeyiz gibi ifadelerin içinde boğazladığı anlaşmadan ayrıldıklarını ve artık 'İran'ın nükleer tehdidine' karşı yeni bir süreç için çalışabileceklerini kaydederek, "Anlaşmadan ayrılırken İran'ın nükleer tehdidine karşı müttefiklerimizle gerçek, kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulma gayretindeyiz. Bu çabalar İran'ın balistik füze programı ve terör aktivitelerini ortadan kaldırmayı da kapsamakta" ifadelerini kullanıyordu sözkousu anlaşmaya yönelik olarak.  
 
12 Mayıs 2018 günü  Press TV    “Israel doubling troop deployments ahead of US embassy opening”başlıklı haberinde  İsrail ordusu, Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria topraklarındaki kuvvetlerin sayısını Kudüs El-Kudüs'teki ABD büyükelçiliğinin tartışmalı açılışı öncesinde iki katına çıkaracağını açıkladığınu duyurmuştu. 
Aynı kaynak servis ettiği haberde şöyle belirtmekteydi. 
İsrail ordusunun bir sözcüsü Cumartesi günü yaptığı açıklamada, elçiliğin açılışı öncesinde (US embassy in Jerusalem al-Quds) Gazze Şeridi'ni çevreleyen ve Batı Şeria'da olmak üzere üç yeni piyade tugayının kurulacağını söyledi.
Yeni ilavelerin hali hazırda  dağıtılan asker sayısının neredeyse iki misli olacağını da sözlerine ekledi. ABD Başkanı Donald Trump 14 Mayıs Pazartesi günü El-Kudüs'teki açılış törenine katılmayacağını açıkladı, ancak kızı Ivanka ve damadı Jared Kushner hazır bulunacağıının da değinildiği haberde yüz binlerce Filistinlinin, ABD büyükelçiliğinin Tel Aviv’den Kudüs’e  taşınması (US embassy relocation).tehdidi gününde Gazze Şeridi ile işgal altındaki topraklar arasındaki çit boyunca büyük protesto göstermeleri beklendiği vurgulanmaktaydı. 
Kıyı şeridinde birkaç hafta süren ölümcül protestoları kapsayacak olan miting, İsrail'in  oluşum sürecinin 1948'deki Nakba Günü'nün (Felaket Günü) 70. Yıldönümüne tekabül etmesine de dikkat çekilmişti 
 
ABD Başkanı Donald Trump'ın  3 din tarafından kutsal kabul edilen Kudüs'ü 'İsrail'in başkenti' olarak tanıma kararı sonucu Tel Aviv'den taşınan büyükelçilik dün (14 Mayıs 2018)  Kudüs'te açıldı. 
Törene İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanı sıra Açılış esnasında törene bağlanan ve yayımlanan video mesajında "Ülkesinin kalıcı bir barış anlaşmasını hedefliyoruz "Bugün aldığımız karar İsrail halkının her zaman yanında olduğumuzun göstergesidir" şeklinde konuşan ve  Elçiliği Kudüs'e taşıyarak gerginliğin fitilini ateşleyen ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı Ivanka Trump ile damadı ve danışmanı Jared Kushner de katıldı. 
 
Elçilikte açılış töreni düzenlenirken İsrail askerleri de Filistinlilere yönelik katliam yapıyor, Elçiliğin Kudüs’e taşınmasını protesto eden Filistinli göstericilere İsrail askerleri gerçek mermilerle ateş açıyordu.
 
Filistin Halkının özgürlük mücadelesi ve haklı direnişinin önünü barışçı gösteriler esnasında da bir kez daha  İsrail'in orantısız güç kullanarak gerçek mermilerle protestocuların üzerie ateş açarak   arasında çocukların da olduğu 59 Filistinli’nin ölümüne ve  2270’i aşkın yaralıya neden olması , göstericilerin üzerine ‘drone’larla göz yaşartıcı bomba fırlatmasıyla   provokatif girişimlerle katliama yol açması dünya kamuoyunda  nefret ve derin endişeyle karşılandı. 
 
Uluslararası Af Örgütü’nün raporunda da  ‘Gazze’de olup bitenler, uluslararası hukukun ve savaş suçlarının açık bir şekilde ihlalidir. Şeklinde tabir edilen bu katliama yönelik olarak Ben de şahsım adına mazlum Filistin halkının katledilmesiyle neticelenen  İnsaniyet tanımayan ve haddi hududu olmayan bu  barbarlığı Filistinlilere yönelik geçmişte düzenlenen, kasten öldürme ve sakat bırakma girişimleriyle tüm  ölümcül saldırılar da dahil olmak üzere  kınıyor ve  lanetliyorum. İlaveten müsebbiplerini  kendi ifademle ÖBÜRDÜNYALILAR ismi verdiğim sürece kol kanat geren, alkış tutan, kan ve gözyaşından nemalanan, ayrıca Mescid-i Aksa'nın yıkılıp  Süleyman Mabedi’ni yerine dikme gayretinde dinler arasında çatışmalarda nema temini  yoluyla  kendilerine menfaat sağlamayı hedefleyen  tüm aktörleri de beraberinde  kınıyor, din ve mezhep başta olmak üzere toplumları bölen ve kutuplaştıran hiç bir ayrım yapmaksızın İnsaniyet adına gösterilen tüm vicdani ve barışçıll  dayanışmalara destek veriyorum.  

 

 

İzlenme: 124 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR