DÜRÜST OLUN!

Hasip Sarıgöz

Hasip Sarıgöz

E-Posta :

 Sayın Cumhurbaşkanı AKP’ye üye olduğu gün, “Peki Ya Vicdan?” başlıklı yazımda demiştim ki: “Kanunen evet, ama Sayın AKP’li Cumhurbaşkanı bu günden itibaren “vicdanen” artık benim cumhurbaşkanım değil.”

Evet; 
Partili=Taraflı, 
Taraflı=Ayırmalı, 
Ayırmalı=Kayırmalı bir sistem getiren Sn. Cumhurbaşkanı gerçekten de "vicdanen" benim Cumhurbaşkanım değildir.

Lakin; Devlet benim devletim, Millet benim milletim, Vatan benim vatanım ve Bayrak da ölümüne kadar benim bayrağımdır.

Onun için en baştan bilinsin isterim ki, mesele kişisel bir mesele değil, memleket meselesidir.

Sayın AKP’li Cumhurbaşkanı her gün yaptığı gibi, bugün de mikrofonların başına ve kameraların karşısına geçti ve dedi ki:

“Bulunduğumuz coğrafya ve ülkemizin içinden geçtiği dönemin hassasiyeti, HIZLI KARARLAR VERMEMİZİ VE BUNLARI DİRAYETLE UYGULAMAMIZI gerektiriyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçmemizin gerisinde de EN ÇOK BU İHTİYAÇ VAR!” dedi.

Demek ki, Sn. Partili Cumhurbaşkanı istediği hızda kararlar alamıyor! Demek oluyor ki aldığı kararları dirayetle uygulayamıyor!

Sn. Taraflı Cumhurbaşkanı konuşmasına devam etti ve "24 Haziran'da seçim yapma kararını bir çeşit DEPREME HAZIRLIK FAALİYETİ olarak görüyorum. Yani depremin yıkıcı etkilerine karşı hazırlık yapmış olacağız. AKSİ TAKDİRDE BU SÜREÇTEN ZARARLI ÇIKMAMIZ KAÇINILMAZ HALE GELECEK!" dedi.

Demek ki, işler hiç de bize anlatıldığı gibi tıkırında değilmiş!

Demek ki yaklaşan ekonomik veya siyasi (ya da her ikisi) bir deprem var!

Eğer olursa her şeyi yıkıp yakacak!

İyi güzel.

Bir deprem olacaksa tabi ki; devletimizi, milletimizi ve ekonomimizi korumamız, kurtarmamız lazım.

Kurtaralım tabi ki.

Eğer mesele bu kadar ciddi ise, anayasamızdan aldığımız güçle, millet ve milletin ferdi bir vatandaş olarak bazı şeyleri sormaya ve sorgulamaya elbette hakkımız vardır. İşte bu hakla, herhangi bir yargıya varmıyoruz ve sadece soruyoruz.

Sayın Taraflı Cumhurbaşkanı, lütfen dürüst olun ve millete cevap verin.

Tam 15 yıldır tek parti iktidarıyla bu ülkeyi yöneten siz değil misiniz?

İktidar mı değilsiniz, muktedir mi değilsiniz?

Tak diye söylediğiniz şak diye yapılmıyor mu?

Zatı alinize partilileriniz tarafından adeta tapılmıyor mu?

Sözünüzü dinlemeyenler hem partiden hem de devletten atılmıyor mu?

15 yıldır neyi istediniz de yapamadınız?

Hangi kararı almak istediniz de alamadınız?

Hangi çareyi buldunuz da uygulayamadınız?

Dürüst olun.

Hangi fabrikayı satmak istediniz de satamadınız?

Hangi sarayı yapmak istediniz de yapamadınız?

Hangi başbakanı, hangi bakanı ve hangi belediye başkanını görevden almak istediniz de alamadınız?

Sayın Taraflı Cumhurbaşkanı lütfen dürüst olun.

OHAL dediniz olmadı mı?

KHK dediniz çıkmadı mı?

TEOG dediniz kalkmadı mı?

Şurayı yıkın dediniz yıkılmadı mı? Heykeller ve kültür merkezleri yerlere çakılmadı mı?

Dürüst olun.

Hangi medya dediğiniz yayını yapmadı?

Hangi Meclis Başkanı gözünüzün içine bakmadı?

Hangi mahkeme karar verirken, sizin bakış açınızı takmadı?

İcraat için neyiniz eksikti?

Açılım istediniz yapmadınız mı?

Muhalifleri hapislere tıkmadınız mı?

Süleyman Şah Türbesini kaçırmak istediniz de kaçıramadınız mı?

Egede Yunan’ın işgal ettiği adaları savunmak istediniz de ordu mu savaşmadı?

Barzani eşkıyalarına bir 29 Ekim günü Türk topraklarını açmak istediniz de açamadınız mı?

Hukuku çadıra sokmak istediniz de sokamadınız mı? Çadır mahkemelerini Habur’a kadar taşıtmadınız mı?

Kürdistan paçavralarını direklere çekmek istediniz de çekemediniz mi? Al bayrakla yan yana dalgalandırmadınız mı?

Diyarbakır’da “megri megri” şarkılarıyla; Tatlıses-Arınç yüz yüze, Barzani-Şivan diz dize ağlamadınız mı?

“Keşke Yunan galip gelseydi” diyen Fesli Kadir’e gönül bağlamadınız mı?

Dürüst olun.

Ekonomi için hangi kararı aldınız da uygulayamadınız?

Hangi belediyeye ve hangi şirkete kayyum atamak istediniz de atayamadınız?

Ordumuzun komuta yapısını bozmak istediniz de bozamadınız mı?

Askeri hastaneleri kapatmak istediniz de kapatamadınız mı?

Neyi yapamadınız Sn. Cumhurbaşkanı?

Deyin hele, Kozmik odalara girmek isteyip de giremediniz mi?

“Ne Mutlu Türk’üm Diyene” levhalarını indirmek istediniz de indiremediniz mi?

İstediniz de, birileri “ne istedilerse hepsini” veremediniz mi?

Ordumuza kumpas kuranlarla kol kola giremediniz mi?

Bu güne kadar neyi söylemek istediniz de söyleyemediniz?

Türk milliyetçiliğini ayaklarınızın altına alıp ezemediniz mi?

İstediğinize kem söz, istediğinize güzellemeler düzemediniz mi?

Cumhuriyetimizi kuranlara iki ayyaş diyemediniz mi?

Parka ve postal giymek istediniz de giyemediniz mi?

Neyi istediniz de yapamadınız?

Hangi adımları atmak istediniz de atamadınız?

O zaman erken seçin (baskın seçim) niye?

Neden yangından mal kaçırır gibi? Bu telaş niye?

Sakın, ekonomide cadı kazanları kaynıyor olmasın?

Sakın, milletin anası ağlıyor olmasın?

Sakın, İYİ’ler gönüllere akıyor olmasın?

Sakın, koltuk altınızdan kayıyor olmasın?

Dürüst olun Sayın AKP’li Cumhurbaşkanı.

Sakın, mesele sizin ve yandaşlarınızın siyasi istikbali olmasın?

Dürüst olun Sayın Cumhurbaşkanı.

Defalarca “Erken seçim vatana ihanettir!” diyen siz değil misiniz?

Peki, şimdi siz vatana ihanet etmiş olmuyor musunuz?

İzlenme: 163 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR