UÇAK DÜŞÜREN İLK TÜRK

Hasip Sarıgöz

Hasip Sarıgöz

E-Posta :

 (Türk havacılık tarihinde unutulmaya mahkûm edilmiş bir kahraman)

“İstanbul’da 6 Ocak 1896’da doğan Vecihi Hürkuş;

1. 1912’deki Balkan Harbi’ne gönüllü olarak katılmıştır.

2. Uçak makinisti olarak katıldığı I. Dünya Savaşı’nda yaralanınca İstanbul’a dönerek Yeşilköy’deki Tayyare Mektebi’ne girmiştir.

3. Pilot Astsubay olarak mezun olur olmaz 7. Tayyare Bölüğü’nde Ruslara karşı harekâta katılmış ve girdiği hava muharebesinde bir Rus uçağını indirerek, uçak düşüren ilk Türk tayyareci olmuştur.

4. 08 Ekim 1917 girdiği bir hava muharebesinde yaralanarak düşünce, Ruslara esir olmadan önce uçağını teslim etmemek için yaktı. Esir edilerek Hazar Denizi’ndeki Nargin Adası’na gönderildi. 1918 yılında esir olarak tutulduğu adadan yüzerek kaçmayı ve Rusların elinden kurtulmayı başardı. Önce İran’a geçti ve daha sonra Musul üzerinden İstanbul’a döndü.

5. 15 Ağustos 1920 tarihinde Anadolu içlerine ilerlemekte olan Yunan Ordusu’na uçağıyla bomba atarak Kurtuluş Savaşı’nın ilk hava muharebesini yapmıştır.

6. İnönü ve Sakarya savaşları sırasında başarılı keşif ve destek uçuşları yapmıştır.

7. Hürkuş; bir Yunan uçağını düşürdüğü Kurtuluş Savaşı’nın ilk ve son uçuşunu yapan pilot olmuştur.

8. Kurtuluş Savaşı’nda; İzmir (Gaziemir-Seydiköy) hava meydanına ilk giren ve işgal eden kişi olmuştur.

9. Anadolu’yu işgal eden Yunan uçaklarından ganimet olarak kalan parça ve motorlardan yararlanarak, ilk Türk savaş uçağını (Vecihi K-VI) yapan kişidir. Yaptığı uçakla ilk uçuşunu 28 Ocak 1925 tarihinde gerçekleştirmiş ve resmi izin almadan uçtuğu için Albay Muzaffer Ergüder tarafından 15 gün hapis cezasına çarptırılmıştır.

10. Alman Junkers Firmasınca üretilen JU A-35 uçağının teknik olarak geliştirilmesinde önemli bir payı vardır.

11. Kadıköy’de kiraladığı bir kerestecide de ilk Türk sivil uçağını (Vecihi K-XIV) yapmıştır. Uçağına yurt içinde (uçağın teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından) uçuş sertifikası verilmemiş, bunun üzerine uçağını trenle Çekoslavakya’ya götürerek gerekli sertifikayı oradan almış ve Mayıs 1931’de uçağı ile uçarak Türkiye’ye dönmüştür.

12. 1932 yılında ilk Türk “Sivil Tayyare Mektebi”ni açmıştır.

13. Atatürk’ün talimatıyla Türk Hava Kurumunda uçak üretmek üzere göreve başlamış, ancak mühendislik diploması olmadığı gerekçesiyle kendisine uçak yapım izni verilmemiştir. Bunun üzerine mühendislik tahsili için Almanya’ya gitmiş, Wiemar Mühendislik Mektebi tarafından dört yıllık eğitim sonunda verilen “Tayyare ve Makine Mühendisliği” diploması Hürkuş’un yetenek ve başarısı nedeniyle iki yılda verilmiştir. Türkiye’ye döndüğünde Bayındırlık Bakanlığı’na başvurarak; “Tayyare Mühendisliği Ruhsatnamesini” almak istemiştir. Ancak Vecihide Almanların gördüğü cevheri göremeyen Türk yetkililer “iki yılda mühendis olunmaz” gerekçesiyle başvuruyu kabul etmemişlerdir. Mühendisliğini ancak Danıştay kararı ile kabul ettirebilmiştir.

14. 1954 yılında, ilk Türk sivil havayolu şirketi olan “Hürkuş Havayolları” şirketini kurmuştur.

15. Kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibidir.

16. TBMM tarafından üç kez Takdirname verilmiştir.

17. 1931 yılında, THK (Türk Tayyare Cemiyeti) yararına uçağıyla 2 Türkiye turu gerçekleştirmiştir.

18. Uçağı ile Maden Tetkik Arama Enstitüsünün emrinde Güneydoğu Anadolu’da Toryum, Uranyum ve Fosfat madeni aramalarına katılmıştır.

1954 senesinde devletin 8 uçağını ihale ile satın alıp, ilk Türk sivil havayolu şirketini kurmasını müteakip, yolcu ve eşya taşımacılığı yapan Vecihi Hürkuş’un amacı; sivil havacılığı canlandırmaktı. Fakat devlet; uçaklarının uçtuğu hatlarda Vecihi Bey’in uçaklarının uçmasına izin vermedi. Hürkuş; gazete taşımacılığı yapmak istedi, ancak buna da izin verilmedi. Uçakları için uzun süre hangar tahsis edilmedi.

Maliye Bakanlığı, zaten uçmayan uçakların sigortalanmasını ve yer işgal ettikleri için yer kirası ödenmesini istedi. Bu masrafları karşılayamayan Hürkuş, arkasında bıraktığı borçlarla, 16 Temmuz 1969 tarihinde insanoğlunun aya yolculuk yaptığı bir günde hayata gözlerini yumarak ebediyete göç etmiştir.

Türk Sinemasının klasikleşmiş filmlerinden biri olan ‘Gülen Gözler’ adlı filmde Şener Şen tarafından canlandırılan ve oldukça salak ve avanak bir tipleme olan pilotun adı da (belki kasıtlı yapılmamıştır ama) maalesef bu çalışkan ve kahraman Türk evladının adı gibi “Pilot Vecihi”dir.

Peki, ama böyle büyük işler yapmış ve Türk havacılığının ilklerini gerçekleştirmiş bu vatan evladını yüzde kaçımız tanıyoruz? Kaç yerde adı var? Kaç yerde heykelini diktik? Kaç tane banknotun arkasına resmini bastık?

Başka bir ülkede olsa idi, böyle değerli insanlar; ne mesleklerine, ne statülerine, ne de rütbelerine bakılmaksızın baş tacı yapılmazlar mıydı? Havacılık okullarının önlerine ve hava meydanlarına heykelleri dikilmez miydi?

Peki, bizdeki bu ilgisizliğin sebebi sizce sadece tesadüf müdür?

(AÇIKLAMA: Nihayet 05 Mayıs 2013 tarihinde, Kadıköy Belediyesi tarafından yaptırılan ve Kızıltoprak Parkı’na dikilen ‘Pilot Astsubay Vecihi Hürkuş Anıtı” benim de katıldığım
mütevazı bir törenle açıldı. Açılış töreninde konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Sayın Selami Öztürk’ün söyledikleri ise çok manidardır. Öztürk konuşmasında "Günümüzde kahramanlar tutuklanıp içeriye atılırken, yok edilirken, bu ülkeye silah satanlar manşetlere taşınırken, YARIN BU KAHRAMANIN HABERİNİ HİÇBİR GAZETEDE GÖREMEYECEKSİNİZ, HİÇBİR TELEVİZYONDA İZLEYEMEYECEKSİNİZ." demiştir. Gerçekten de öyle olmuştur, ulusal basında ve dünya medyasında küçücük bir haber dahi yapılmamıştır. Yani bu kahraman, unutulmaya mahkum edilmeye devam edilmektedir. Kendisi şerefli bir Türk Astsubayı
olduğu halde, garip bir şekilde hiçbir yerde Astsubay olduğundan bahsedilmemekte ve kendisi için literatürde dahi bulunmayan ‘Tayyareci’, deyimi kullanılmaktadır. Kendisi adına bir istisna olmak üzere, iyi niyetle dikilmiş olan
anıtında dahi halen ‘Astsubay’ ibaresi bulunmamaktadır.)







 

İzlenme: 321 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR