DEĞİŞEN BİZLER

Sabih Samur

Sabih Samur

E-Posta : sabihsamurmedya@gmail.com

 Türk Milleti üzerinde bu zamana kadar bir sürü deneme yapıldı. Bizler ideolojik tabirlerle, görüşlerle kamplara ayrıldık. Kimimiz Solcuyuz dedik kimimiz Sağcı.

Sağ eli yemek yenen el olduğu için sol elden kıymetli bildik, bildirildik.
Kimimiz Amerikancı olduk, kimimiz Rusçu, kimimiz ise Kızıl Çin.
12 Eylül oldu.
Akan kan bir günde sihirli bir dokunuşla durdu.
Hepimiz ayırımsız paket olduk.
Bizler 80’leri görmedik.
Özal’ın yaptığı değişimi mektuplarla, ziyaretçilerle öğrendik.
İçeride sevgili, ana-baba, kardeş, içki vs yoktu. Allah ile baş başa kalmıştık.
Ve bize belletilen artık Önce Türk değil, Türk-İslam Sentezi idi.
Yeni bir öğreti ile on yılımızı geçirdik.
İçeriden çıktığımızda bizler artık yeni dünyaya yabancı, örselenmiş, sivri noktalarımız ovalleştirilmiş Türk İslamcı bir karakterdik.
Bu defa da Askere öfkeliydik ama karşı karşıya gelmedik.
Sol elini kullananlar ise yeni dönemde sağdan daha sağ birer işadamı idiler.
Adları Liberal ve ya her neyse…
Sol artık onlar için belli günlerde “Deniz Türküsü” dinlemekten ibaretti…
Ve bizler kendi öfkelerimizle oralarda bir yerlerde, yaşayamadığımız 80’lerin gerisinde kaldık. Yeni tabirle nostalji olduk…
Bir de Erbakan’ın tayfası vardı. Onlar bu sürece çok iyi uyum sağladılar.
Tabiri caiz ise evrim geçirdiler. Yeni dünya düzeni onlara çok uygundu.
Dünya hızla muhafazakarlaşmaya, dindarlığa doğru koşar adım gidiyordu.
Din, inanç, doğru ellerde ve gerçek maksadıyla yaşandığında mükemmeldi.
Hiçbir dünyevi madde ve yaşantının veremeyeceği huzuru din ile yakalamak mümkündü.
Peki ya tersi olursa? Ya din yanlış ellerde bir silah olarak kullanılırsa?
Mahalle baskısı ile başlayan süreç Devlet Rejimi boyutuna gelirse?
Ve gün geldi laiklik rafa kalktı. Dindar bir yaşantı ve Dindar Nesil yetiştirme adı altında bir süreç yaşanmaya başlandı. Sanki bizler bu hükümet öncesi Müslüman değildik, inançsız idik.
Onlar sayesinde gerçek dini öğrenmeye başladık.
Bugün Elhamdülillah Sn. Başbakan sayesinde hepimiz cehaletten kurtulduk. Daha bir inançlıyız. Şehidin aslında şehit olmadığını gereksiz bir çatışma yüzünden ölen Kelle olduğunu, PKK’nın ve Teröristbaşı, Bebek Katili Apo’nun aslında Nobel Barış Ödülü’ne layık bir gönül adamı, bir arabulucu, bir devlet büyüğü olduğunu ve yakında genel af kapsamında önce ev gözetimine ve ardından serbest bırakılarak terörist değil özgürlük savaşçılarının başına geçerek memlekete siyasi arenada hizmet edeceğini öğreniyoruz.
Çok şükür cahilliğimiz günden güne bitiyor yeni öğretilerle ampul ışığında parıl parıl parlıyoruz.
Çok şükür Başbakanımız baş parmağını avuç içine kırıp dört parmağını gösterdiği an, bunu da Sarı alt zeminle logo yaptığımızda her şey yoluna giriyor. Artık hepimiz Mısır ile tüm acıları paylaşıyoruz. Unuttuğumuz Türk Aleminin ve yurdum acılarını hatırlamamacasına…
Bu 30 Ağustos’ta artık iyice biliyor olacağız ki Cumhuriyet, Osmanlı’ya ihanet dolu bir karanlık süreç. Çok yakında Cumhuriyeti tamamen ortadan kaldıracak adımlar atarak yeniden, Osmanlı kaldığı yerden tüm haşmeti ile devam edecek.
Yaşasın yeni süreç.
Yaşasın bizleri Nurlu Ufuklara ulaştıran Yüce büyüğümüz Sayın Başbakan.

Sabih Samur ( 20 Ağustos 2013 )

İzlenme: 757 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR